EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI ÖĞRETMENSİZ BAŞLADI

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

ÖĞRETMENSİZ BİR EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DAHA BAŞLADI

Taşrada oturmak, kırsal kesimde yaşamak yada varoşlarda çile çekmek bizim kaderimizdir. Bu yazgı bugüne kadar değişmedi, değiştirilmedi. Taşımalı eğitimin yaşattığı çileyı ve sıkıntıyı, bu kurumda yıllarca çalışan biri olarak çok iyi bilirim. Eğitim materyallerinin eksikliği bir yana, yıl ortasında aniden çıkp gelen öğretmen, sene ortasında tayin olup başka bir şehre giden öğretmen vb. İşte eğitimin vazgeçilmez çilelerinden sadece birkaçı.

İlçemiz İkizdere, dört dağ arasında sıkışmış bir vadi. Her yıl öğrenci sayısı azalmasına rağmen hala tam kadro öğretmenlerle eğitime başlamak bir türlü nasıp olmadı. 17 eylül pazartesi günü başlayan Eğitim-Öğretim yılının açılışı bile ancak bugün yapılabıldı. Saat:9:30′ da kaymakamlık bahçesinde yapılan tören Saygı Duruşu’nun ardından İstiklal Marşı’mız okundu ve çelenk töreni bitti.

Kadrolu öğretmen ataması yapılmadı. Eksik kalan norm kadro öğretmen açığını, sözleşmeli veya vekil öğretmenle kapatmaya çalışan yetkililerimiz, simitçi kazancıyla az para verdiği için onlarda ilçeye gelip çalışmak istemiyorlar. Tabii bunun zararınıda çocuklarımız çekiyor. Ne diyelim? Öğretmensiz bir öğretim yılı başladı;hayırlı olsun (!).

Reklamlar

MUHTAR İŞBAŞINDA

3kafadar_kamadibinde-010

MUHTAR DURSUN ALİ KAN

Mesleğini seven, çalışmaktan asla usanmayan, yorulmayan bir adamdır, adam gibi adamdır.

İkizdere’nin Gölyaylaköyü Muhtarı Sayin Dursun Ali Kan abimizi, her zaman bir işle meşgulken, çalışırken görürsünüz. Geçen yaz, yaylaların fotoğraf arşivini yapmak için rastgele köylere gidiyordum. O gün de yolum Gölyaylaköyü’ne düştü. Kızgın güneşin altında, yanına işçileri toplamış çalışırken gördüm. Bugün, Kamadibi’ne, arkadaşlarla gezmeye gitmiştik ve orada da, onu gördük. “Eve gitmeye fırsat kalmadı, öğle yemeğini burada yemek zorunda kaldım.” dedi. Bize de, böyle çalışkan bir muhtarı, sıcağı sıcağına haber yapmak kaldı. Başarılar dileriz, Sayin Muhtar..

BİR ASIRLIK ZAFER

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

1 ASIRLIK ZAFER

30 Ağustos 1922’den bugüne kadar koca bir 96 yıl geçti. Zafer hala taze, duygulu ve coşkulu. Bugün Mehmetçik, tekrar diğer zaferlere şanlı bir zafer daha ekledi.

Bugün İkizdere Kaymakamlığı bahçesinde, kutlamalara sabah saat:10:00’da başlandı. Saygı Duruşu ve ardından İstiklal Marşı’mız söylendi. İkizdere Kaymakamlığı ve İkizdere Belediyesi tarafından, bahçede bulunan Atatürk büstüne çelenk konuldu.Ardından, İkizdere Kaymakamı Sayin Abdulhamit Uyar, günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptılar ve program sonaerdi.

ZAFER BAYRAMIMIZ HEPİMİZE KUTLU OLSUN!…

2.TRON VADİSİ BAYRAMLAŞMA VE EĞLENCE

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

2.TRON VADİSİ BAYRAMLAŞMA VE EĞLENCE PİKNİĞİ

Bugün Rize-İkizdere Ilıcaköyü, Tron Vadisi’nde Bayramlaşma ve Eğlence Pikniği düzenledi. 2. yılı olarak düzenlenen bu etkinlikte, geçen yıla oranla daha geniş katılım ve daha çok kalabalık oldu. Ilıcaköyü Mühtarlığı tarafından organize edilen bu şenlikte birbirinden değerli ve sevilen Karadenizli sanatçılar ve usta kemençeciler sahne aldılar. 7’den 70’e her yaştan insanın kurtlarını döktüğü bir gün oldu. Yıllarca köye gelemeyen, birbirlerini göremeyen insanlar bayram nedeniyle tatil yapanlarda köyümüze akın ettiler. Yemekler yendi, çaylar içildi. Dilek ve temenniler dile getirildi. Seneye ya kismet diyerek program olaysız sona erdi. Başta köy Mühtarı Sayin Ali Balci ve yönetimine, Ilıcaköyü Derneği Başkanı Sayin Cabir Öztürk ve ekibine, sponsörlarımıza ve şenliğimize teşrif eden misafirlere, Kaçkar TV ve ÇayTV’ye yayınlama görevlerinden dolayı teşekkür ederiz.

PEKİ ŞİMDİ SIRA KİMDE?

adnan_panorama

PEKİ ŞİMDİ SIRA KİMDE?

Bundan 4 ay önce, internette bir video paylaştı arkadaşımın biri. Videonun konusu, dini ön plana çıkaranlar ve onların ülkemizdeki görüntüsüydü. Adını şimdi hatırlayamadığım bu yazar şöyle diyordu videodaki konuşmasında: “ Şu anda ülkemizde en çok alınıp satılan ama hiç uygulanmayan tek şey dindir…” Nasıl yanı diyeceksiniz, biliyorum. Bize şu anda öteki ülkeler lazım değil, kendi ülkemizden bahsedeceğiz. Zenginler, kendilerini ön plana çıkarmak ve afişe etmek için mutlaka bir vakıf kurar, üye olur, masraftan asla kaçınmaz. Bir okul yap dersen en ağır kelimeleri duyarsın ama herhangi bir yerde kurs yapılacak, para lazım dersen hemen koşar, veya bir ilçedeki imam hatip lisesine en çok parayı o verir; öteki okullar tehlikelidir onun için(!). Siyası mecralarda, partı mitinglerinde onları en önde görürsünüz. Partının başındakinin kuyruğundan ayrılmaz. Ayınler düzenlenir, peygamber soyu, halifenin akrabası, o tarıkatın amcasının oğlu gibi soyağacı dillendirilerek etraflarına epeyce murid toplarlar.

30-40 yıldır nice parti başkanlarının toplantılarından eksik olmayan, açılışlarında en önde yer alan ve hiç bir masraftan kaçmayan FETÖ züppesi, 15 temmuz gecesi, saat:23:15’e kadar sade Türkiyenin değil dünyanın dini lideriydi. Türkçe Olimpiyatlarında, bir kendini bilmez çıkıpta FETÖ haındır deseydi, vay o adamın haline. Alimallah yargısız infaz başlardı. Devletin bütün kurumlarına sızdı. Oyu ve paralarıyla hükümeti yıllarca destekledi; kimseden tık çıkmadı. Bu ihanet öyle bir potansiyel oluşturdu, peşine o kadar bağımlı insan takıldı ki hükümet, bazı dallarını(dershaneleri) kesmeye başladı. Bu davranış araların açılmasına neden oldu ve o uğursuz gece meydana geldi. En ağır faturayı o gece 235 kişi ödedi bir o kadarda insanımız bir hiç uğruna gitti. 2 yıldır o gece anlatılıyor. Nedense, 30 yıldır ülkemize kasteden PKK unutuldu. Avam Kamarası mağdur edildi ama Lordlar Kamarası’na dokunulmadı. Bu canının kullandığı tek fonksiyon İslam. Din adını kullandı ama kollandı. Vaazları, kitapları, konferansları hep konuşuldu. Ama 15 Temmuz müsibeti herşeyi bitirdi. Devletde, vatandaşta zarar gördü.

20 yıldır kendisini Harun Yahya diye tanıtan, aslında 150-200 yıl önce idam edilen başka bir tarıkat liderinden alan ama 2 peygamber adını birleştirerek Harun Yahya ismini alan bu Kart Zampara Adnan Oktar’da İslami referans ederek, dini kullandı. Kur’an’ı savunmayı, İslamı yükseltmeyi kendine şiar edinen bu dallama(!) yanındaki kedicikleriyle seks alemlerinde boy gösteriyordu. Bu nasıl bir İslam savunuculuğuysa, gidin de ona mücahit denen kara cahillere sorun. Ne gariptir ki bunu da şimdikiler ve önceki siyasiler korumuş, sahiplenmiş ve lider seçmişler. Serveti fabrıkatörleri aratmiyor. Evinde ve villasındaki aramalarda çok sayıda silah bulunmuş. Acaba neden? Bu Kart Zampara’ da FETÖ gibi bir katliam mi yapacaktı? Neden şimdiye kadar buna dokunmadılar da,aniden baskın yaptılar? Kmbilir. Belki de FETÖ’nün yapamadığını bu yapacaktı? Veya öküz öldü çift bozuldu misali pazarlıklar uyuşmazlıkla mı sonlandı?

Pekiiii şimdi sıra kimde…?

DEVLETMALI MI YOKSA DÜŞMAN MALI MI?

devlet-mali

DEVLETMALI MI YOKSA DÜŞMAN MALI MI?

Devletimiz, hemen heryerde, vatandaşa kolaylık olsun, rahat etsinler diyerek, kurumlar aracılığıyla çeşitli yerlerde yol işaretleri, trafik lambaları koyarak, insanların yaşamını kolaylaştırmak amacıyla birtakım tedbirler alır ve bunları uygular. Bilmediğiniz bir yer veya yoldan giderken, hayatınızı kurtaran trafik polisi yada trafik lambalarını düşünün. O lamba sizin hayatınızı kurtarıyor değil mi? Hemen her yıl, milyonlara yetimin kursağından kesilen o paralarla bu tabela ve işaretler üretilir ve ait olduğu yerlere konur ki insnımız, insanciklarımız rahat etsin diye. Bu size bize yapılan bir hizmet değil mi? Öyleyse nedir bu düşmanlığın sebebi?

Ayık kafayla gidemediğiniz yere sarhoş kafayla gitmek, kendinizi, devlet malına zarar vermeye adamış zavallı bir avuç insan mı? Veya nişan alma maharetlerinizi göstermek mi? Eleştirdiğiniz yönetimi, bu tabelalara zarar vererek protesto etmek mi? Nedir niyetiniz ve amacınız Allah aşkına? Ha anladım: Siz, yükseklik kompleksinizi ancak böyle zararlı ama hiç bir faydası olmayan zalimane egonuzu tatmin etmek mi? Tamam buymuş demek sizin bu gereksiz davranışınızın sebebi. Bu tabelalar veya diğer devlet malı dediğimiz binalar, yollar vb. Bunların paraları sizin, sizin yetimlerinizin veya bizim çocuklarımızın elinden alınan ekmek paralarıyla alınmış veya yapılmıştır. Sizin, amacınız ve niyetiniz medeni yaşamamak olabilir. Peki, çocuklarınızın hakkına da mı saygınız, sevginiz kalmadı?

Sizin bu devlet mallarına zarar vererek, birşeyleri halletmek, çözmek niyetinizde varsa, böyle olmaz, eniyisi kendinize sıkın o kurşunları da, hiç olmazsa ileride çocuklarınız daha rahat bir hayat sürerler.

2018 MUHTARLAR TOPLANTISI

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

MUHTARLAR İKİZDERE’DE TOPLANDI

Rize valisi Sayin Erdoğan Bektaş, bugün ilçemizi ziyaret etti. Yeni bir gelenek haline gelen muhtarlarla toplantı yapma usulunu sayin valimizde bozmadı ve İkizdere NH Ekşi Kültür Merkezi’nde toplanan muhtarların dertlerini dinledi, notlar aldı.

Muhtar olursa derdi olmaz mı? Hele anlat bakalım muhtar, nedir derdin, sorduğun zaman bir başlarlar anlatmaya ki sorma gitsin. İşte size, muhtarlarımızın dertlerinden bir kaçtane örnek: Ayvalıkköyü Muhtarı Hüseyin Ekşi: “Sayin Valim, bizim köyün altından otoyol geçti, oradaki ev yolun ortasına kaldı. Dereler taşınca bizim köyün altını dere alacak, mümkünse oraya ufak bir duvar örülmesini istiyoruz.” Ilıcaköyü Muhtarı Ali Balci: Efendim bizim köye bir otel ve Faso Şelalesi’nin ziyarete açılması…” Sayin vali, mümkün olanları not alıyor; yapılamayacak olanlarada güler yüzle, kırmadan izah etti. Daha sonra, İkizdere Hastanesi’nde yapılan tadilat çalışmaları hakkında bilgiler aldı ve ilçemizden ayrıldılar.