GAZİLER GÜNÜ

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

GAZİLER GÜNÜ

Şanlı ordumuzun, şanlı tarihimizin kazanmış oldukları zaferlerin yaşayan tanıkları, canlı belgeleri olan gazilerimizi ve onlara olan saygımızın bir ifadesi olarak, bugün,

19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜ olarak bir etkinlik düzenledik. Yurt çapında da düzenlenen bu tören, İkizdere ilçemizde, sabah saat:09:30′ da başladı. Önce, kaymakamlık Makamına çıkarak, ilçe Kaymakamı Sayin Tarık Buğra SEYHAN tebrikleri kabul etti.Karşılıklı yapılan bu tebrik gösterisinden sonra çay ikramı yapıldı ve gazilerin, yurdumuza olan hizmetleri ve şehitlerle olan bu paralel yurt savunması anlatıldı.

Kaymakamlık Bahçesinde, Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’mız söylendi. Atatürk anıtına Belediye ve Kaymakamlık tarafından çelenk konuldu. Günün anlam ve önemine ışık tutan şiir, yazarı tarafından seslendirildi. Günün anlam ve önemini belirten konuşma ise ilçe Kaymakamı Sayin SEYHAN tarafından yapıldı ve etkinlik sona erdi.

Reklamlar

TRİLYONLUK OVİT TÜNELİ

trilyonluk_ovittuneli

TRİLYONLUK OVİT TUNELİ

7 yıl önceki açılış töreninde, hepimizin göğsü kabarmış, gurur duymuş, sevinmiştik. Çalışmalar devam ederken, o Büyük Matkap Makine gelecek ve dağları delerek geçip gidecek ve o mühteşem tünel ortaya çıkacaktı. Sonra, “Makine gelmeyecek, çok büyükmüş, İikizdere’nin girişindeki santrale su götüren oluk engel oluyor, ondan dolayı gelmeyecek…O büyük matkapı göremedik diye üzülmüştük, hepimiz. Aman canım sende, görmezsek ne olur, şu tunel bir açılsın, doğu illeri Karadenize bir bağlansın hele gerisi kolay dedik. Neyse, tünel bitmeden açılış yapıldı; sanki uğursuzluk o zaman başladı. Teslim alınıp alınmadığını dahi öğrenemeden arabalar vızır vızır o tünelden işlemeye başladı. Siyası malzeme yapıldı. Tünelden geçerken, birçok kişi, akıllı telefonlarıyla kaydettikleri resim ve videoları sosyal medyada bolca paylaştılar. “Bizim hükümet yaptı” deyip havalara girenler bile oldu. Sanki onlar bu vatanın evlatları da biz İngiltere’den gelmişiz.

Ovit Tüneli, yurdumuzun süsüdür, iskeletidir, kaburgasıdır, canıdır, kanıdır. Kim istemez gönül rahatlığıyla o tünelden müzik eşliğinde geçip gitmeyi? Ama var olan bir aksaklığı, hatayı, vurdumduymazlığıda görmezden gelemeyiz. Bu vatanın evlatlarının sırtından alınan vergilerle bu tünel yapıldı; yoksa Sıhırbaz Alaaddın’ın lambasından çıkmadı. İlk arıza olayını bu heçtiğimiz hazıran ayının 19’unda, Ovit’deki yangına giderken öğrendim. O zaman, “Tünelin ağzı tahtalarla kapatılmıştı. Eski yolu kullanarak olay yerine gittim. O zamanki arıza, “Tünelden su çıkıyor…” idi. Suyu tıkadılar vb onarım her neyse yaptılar bir zaman sonra, “Geçersen ceza ödersin” diyerek şoförlere meydan okudular. Dün arkadaşlarla İspir’e gidiyordük. Tünele girince yine o “Gurur tablosu (!) cümleler çıktı karşıma, 5-10 dakika sonra elektrikler kesik. Allah’tan normal hızla gidiyordük. Kazasız, belasız tüneli geçtik. Dönüşte hemen girişte yine elektrikler kesik ve hiç bir çalışma yok.

Neden bizim işimiz hep böyle yarım olur? Kapat tüneli kardeşim, eski yoldan ulaşım devam etsin, 3 ay, 5 ay kapalı kalsın sıkıntı yok ama 5 ayın sonunda yine arıza çıktı diyerek tüneli kapatmayın. Papatya falına döndü bu tünel, açık-kapalı, açık-kapalı. Şimiden bu kadar arıza çıkıyorsa, düşünün ki 5 yıl sonra o tünel koyun ahırı yapılır. Olmaz demeyin, Türkiye’de hiç üretim yapılmadan, bekçilerin emekli olduğu, makinelerin pastan çürüdüğü ve fabrıkanın kapandığı bir ülkedeyiz, ne mutlu bize(!).

KANUNLAR KİMİN UMURUNDA

KANUNLAR KİMİN UMURUNDA

En kötü karar bile kararsızlıktan iyidir;En kötü kanun bile uygulandığı sürece değerlidir, en iyi kanun veya tüzük, hukuk kuralı uygulanmadığı sürece hiç bir değer taşımaz, hiç bir hükmü yoktur, batıldır. Adlı yılın açılışında, hemen herkes “Yeni Bir Yargı Reformu gerekir…” diyerek görüşlerini bildirdiler ve medyada çok geniş bir yankı buldu, benimsendi. Yazıların hemen hepsini okumak tabii ki mümkün olmadı ama, hiç biride çıkıp demedi ki: Bir kanun ne kadar modern, çağdaş, medeni,asrı olursa olsun, uygulanmadığı sürece hiç bir anlamı, kıymeti, değeri yoktur. Kanunu çıkarmışsın ama, kocaman kitaplar arasında sıkışıp, hakimlerin, savcıların masaüstlerini işgal etmekten başka bir şeye yaramiyor veya, hukuk okuyan talebelerin gözlerini ağırtıp, başlarını şişirmekten başka hiç bir değeri yok. Demek ki, yazılan kanun uygulanmalı, kabul görmeli, değer taşımalı. Mahkemeye düşen suçlu, o kanunun kendi canın yakacağını bilmeli ve ürkmelidir. Yasalar hergün çıkıyor ama tahliyeler de artıyor, neden acaba? Neyse, biz konumuza dönelim, yavaş yavaş.

Bundan 4 veya 5 yıl önce bir yasa çıktı; bu yasaya göre GSM şirketleri, kesinlikle müşterinin izni olmadan, o kişinin telefonuna reklam, mesaj gönderemeyecek. Anladık. Kim bu kanuna uydu? Hiç kimse. Ceza alan oldu mu? Hayır. Hatta, o kanun yasalaşırken, içeriği gayet güzeldi; “GSM şirketleri, müşterilerinin bilgilerini ve telefon numaralarını böyle ticarı veya art niyetli 3. kişilere veremez…” Burası Türkiye, yasalar çıkar ama yollar dev am eder, işler tıkırında yürür mü yürür.

Kırsal kesimlerde veya büyük şehirlerde çoğunlukla insanlar TURKCELL hattını kullanıyorlar. Onlarda bu işten memnun ve 5 yıl önce vergilerinin %100’ünün sıfırlanmış olmasının getirdiği iltimas, torpil ve kıyakla gayet köşe dönmeye devam ediyorlar. Kimse Bir şey diyemez, dese de yanında kalır yada o kötü canından olur. Bende TURKCELL hattı kullanıyorum. Birkaç defa oraya mesaj gönderdim, bana reklam yollamayın diye ama bir hafta sürdü, ondan sonra gelmediği günlerin acısını yine çıkardılar. En son 31 Ağustos 2019 cumartesi günü, www.pinkajans1.com websitesinden benim telefonuma, fotoğraftaki mesaj geldi. Anladınız değil mi mesajın ne demek olduğunu? JİGOLO arıyorlar, ilişki içinde gereken karşı cinside bulacaklar muhakkak. İyice tepem attı. Şu websiteye bir bakayım, iletşimden oraya bir mesajda ben göndereyim dedim ama, site Türkiye İletişim Başkanlığı ve Telekom, ilgili kanun gereği o site kapatılmış. Şimdi soruyorum: Benim numaramı bu şahsiyetsizlere, edepsizlere, ahlaksızlara kim verdi? Bunu çözebilecek uzun bir uğraşıya gerek yok. Herşey ortada. Yasa var, kanun var, cezası da var ama kim uygulayacak? Ortada bir suç, suçlu ve yasa var, uygula haydı! Yok, bu yasa uygulanırsa, Böyük(Bilerek böyle yazdım; büyük demek istedim) TURKCELL zarar görür, itibari düşer, karı azalır. Sonra AKP ‘yi kim destekleyecek?

Belge ortada; yollayan kurum yazıyor. Aracı olan kim? TURKCELL… Sil ve at…! diyeceksiniz. Silmedim, telefonumda duracak veya bu fotoğrafı saklayacağım. Ne oldu şimdi hanı yasa vardı, ceza vardı? Hiçbir şey yok kardeşim. Burası yolgeçen hanı. Kendini kurtarabiliyorsan kurtar. SİZ YENİ YENİ KANUNLAR ÇIKARIN, KOCAMAN KİTAPLAR YAZIN, hakim ve savciların masalarının üstüne bırakın, gidin. Sonra, her Adlı Yıl Açılışı’nda,

Yeni Bir Hukuk Reformu İstiyoruz.. diyerek avaz avaz bağırın durun.

TÜRK’ÜN ZAFERİ

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

TÜRK’ÜN ZAFERİ

Bugün, 30 Ağustos Zafer bayramı nedeniyle, İkizdere Kaymakamlığı bahçesinde tören düzenlendi. İlçe Kaymakamı Sayin Tarik Buğra SEYHAN, belediye başkanı Sayin Hakan KARAGÖZ, Jandarma Karakolu Komutanı, Siyası Parti temsilcileri, Kurum Amirleri,muhtarlar ve vatandaşlar katıldılar. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’mızın söylenmesinin ardından, Atatürk anıtına Kaymakamlık ve Belediye çelenkleri konularak saygı duruşu yapıldı.Günün anlam ve önemini belirten konuşma, ilçe Kaymakamı Sayin SEYHAN tarafından yapıldı ve tören sona erdi.

KALKINDIRMA VE DESTEKLEME PROJELERİ

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

                         KALKINMA VE  DESTEKLEME  PROJELERİ

            Tarım ve  Orman  Bakanlığı’nın  birlikte yürüttüğü  bir  proje hakkında  ilçemize  bağlı  köylerde  yanı    kırsal kesimdeki vatandaşlarımızı  ekonomik  yönden  bilgilendirme çalışması  başlatıldı.  İkizdere  Kültür   Merkezi’nde, sabah  Saat:10:00 ‘da  başladı. İl ve  ilçe Tarım  ve  Orman Müdürlüğü tarafından  yürütülen bu  konferansta, ilgili  kurum  müdür ve  mühendisleri, Rize Orman Müdürlüğü’nden Sayin Abdi  EKŞİ, İlçe kaymakamı Sayin Tarik Buğra SEYHAN , İkizdere  Belediye  başkanı Sayin  Hakan KARAGÖZ, köy muhtarları  ve   vatandaşlar  katıldılar.

         Öncelikle,  toplantının amacını, slayt sunumla  birlikte  bayan  memur arkadaş  açıkadı. Ardından, köy  muhtarları,  bu  projenin  nasıl  yapılacağı  konusunda bilgi almak  istediğini,  nasıl  ve  nelerin  olaması gerektiği  konusunda   görevli  memurlardan bilgi aldı. Dereköy  Muhtarı Sayin Rahmi  EKŞİ: “Ben,  babamın  arazısı üzerinde böyle bir tesis  yapmaya kalktım  ama karşıma  SIT    ALANI  engeli  çıktı  ve vazgeçtim.”  dedi. Daha sonra söz alan  herkes, SIT ALANI  engeli  konusunun iş yapmak  isteyen herkese engel  olduğunu söyledi. Son  olarak Sayin  Kaymakam  SEYHAN  Bey,  bu toplantının az  ve  pek anlaşılamadını  söyledi. Gelecek haftalarda,  daha geniş  bir katılımla konuyu daha da ayrıntılı  olarak  açıklama  imkanı  olacağını  söyleyerek  toplantıyı  bitirdiler.

 

GÖLYAYLAKÖYÜ’ DE “TURİZME EVET” DEDİ

GÖLYAYLAKÖYÜ’ DE “TURİZME EVET” DEDİ

Cennet Vadi Karadenizimizin, özellikle de İkizdere ve köylerinin ekonomi ve turizme olan yatkınlığı ve muazzam uygunluğunu yeni yeni kavramaya başladık. İkizdere ilçesine bağlı 30 köy ve bir o kadar da yayla veya mezraa vardır. Bunların hemen hepsinde turistik tesis kurulur ve bu tesislerden hem devlet, işletme sahipleri hemde vatandaş azami ölçüde yararlanır.

Bugün, 11 tane köyün birleştiği ve Kamanın Dibi denen yerde, Gölyaylaköyü’nün çalışkan Muhtarı Sayin Dursun Ali Kan Bey ile karşılaştık. Ben, espirili bir cümle ile, Sayin Muhtar, yine ne işler peşindesin? diye sordum. O da bana: “Hocam, 1- 2 saat sonra İkizdere Kaymakamımız Sayin Tarık Buğra SEYHAN Bey ve Jandarma Karakol Komutanı, İl Özel İdare’den Mühendisler gelecek. Bizim köyde yapılması gereken tesislerimize ait projelerimiz, Şehit Mezarlığımızın düzenlenmesi… Sayin Muhtar sanki köyü değil de koca Türkiye’ye ait projelerini anlatıyordu. Neyse, beklediğimiz misafırlerimiz geldi ve hemen ufak bir ikramdan sonra yola koyulduk. Gölyaylaköyü yolunun üzerinde ve hemen sağ tarafta, derenin kenarında, yöresel adıyla Yecerin Altı’ndaki Ilıcanın değerlendirilmesi, Ayan Dere denilen yerde, gelen misafırleri dinlendirecek, kendi mangalını yapacak veya bu işi, bilen kişiler oradaki Türk misafırperverliğini gösterecek esnaf tarafından işletilebilecek bir mesire yeri yapılacak. İşin baş sorumlusu tabii ki ilçe Kaymakamı Sayin SEYHAN Bey, ve projeyi yürütecek olan mühendise fikirlerini söylediler. Dere üzerinde bulunan köprü, tamamen ahşap kaplama yapılacak ve gerekli çalışmalar hemen başlayacak. Daha yukarıda “İlaçlı Su” denen ufak ama şifalı bir suyun yanına geldik. Orada da Muhtar yine yapılabilecek projelerini ve düşüncelerini ilgililere anlattı. Tabii ki, birazda maneviyatı düşünmeliyiz. Bu vatanın evladı ve bu vatan için canını veren merhum şehidimiz Sultan KAN’ın şehit mezarlığına geldik. Hepimiz, bütün şehitlerimiz için Fatiha okuduktan sonra, Kaymakam Bey, yapılabilecek olanları Muhtar Bey’e anlattı.Şehitliğin yanına bir çeşme ve tabela, en başta yapılacak olan çalışma. Köy halkı yaylada olduğu için yaylaya çıktık. Oradaki insanlar bizleri karşıladı. Dernek Binası’nda oturup çaylarımızı yudumlarken Muhtar Bey, hala isteklerini sayıyordu. Yapılacakları bir kez daha gözden geçirdikten sonra, Dernek Binası önünde birer Hatıra Fotoğrafı çektirdikten sonra vedalaştık ve onları evlerine, bizde İkizdere’ye doğru umutlarla yol çıktık.

GÖLYAYLAKÖYÜ HALKINA, İLÇEMİZE HAYIRLI OLSUN…!